Archive for the ‘Kişisel’ Category

AKP’nin tek tip insan modeli

Sunday, June 7th, 2009

günlük gazete sitelerini dolaşma ritüeli sırasında Türkiye’min büyük gazetelerinden Milliyet’te Metrobüs’te aşk ve dayak başlıklı bir yazıya rastladım.

yazıyı kaleme alan sayın hanımefendinin yaşanan olayları anlatışı ve sonrasında şikayetlerde bulunması o kadar haklı o kadar duru ki buraya taşımadan edemedim. hanımefendi İETT şöförlerinin bazı yolculara yaptığı muameleleri anlatmış ve şikayetçi olmuş hatta bir de muhattap bulamayacağını düşünerek sükut ikrardan gelir sözünü kılavuz bilerek gönderme yapmış. şöyle diyor yazısında:

:eğer bugün yarın belediyeden, İETT’den veya AKP’li herhangi birinden bir açıklama gelmezse varsayacağım ki şöyle dediler: “evet kardeşim! hepinizin bize benzemesini istiyoruz. hepiniz tıpatıp bize benzemeden de yakanızdan düşmeyeceğiz. sizi döve döve tektip muhafazakar insanlara dönüştüreceğiz. beğenmeyen de bu ülkeden çeker gider.”

işte böyle bir yazıyı okuyunca acı acı güldüğümden buraya yazma gereği duydum. yazıya göre otobüste birbirine sarılan gençlere şöför müdahale etmiş. bir diğer örnekte de şöför otobüse binen bir genç kıza saçları kısa kesilmiş olduğu için laf yapıyor. her iki durumda yazarımız sayın Ece Temelkuran‘a katılmamak elde değil. sanane söför kardeşim! milletin saçından sanane! sen şöförsen sür arabayı gidelim. ben buna benzer bir söz duydum sanırım. buraya yazayım bakalım aralarındaki benzerlikleri bulabilecek misiniz? “sen öğretmensen anlat dersini bitsin bu iş, kız öğrencinin saçındakinden sanane!”

yaa ama işte ne yazık ki adaletin terazisi bu. yıllar yılı genç kızlarımızın başı kapalı diye okuma haklarını ellerinden alan, toplum içinde her fırsatta ayrımcılık yapan bu mağrur kitle terazinin tokmağı yer değiştirince nasıl da zavallı olduğunu fark ediveriyor. korkuyla köşelerine siniyorlar ve köşelerinden bağırıyorlar. aynen böyle yazmış Ece Temelkuran:

:nasıl davranacağımızı, saçlarımızı nasıl kestireceğimizi, nasıl yaşayacağımızı belirleme hakları yok.

eh be Ece Hanım, biz bunları yıllardır yaşıyoruz. ne olacak birazcık da siz yaşasanız. sizinkiler otobüse binememiş, bizimkiler üniversiteye gidemedi! hadi ödeşmiş olalım. yook ama o kadar kolay değil, işte korkunuz da bundan kaynaklanıyor değil mi? esir kampları ellerinden alınmış SS’ler gibisiniz şimdi. ya bizim senelerce yaptıklarımızı bunlar da bize yaparsa? hepiniz suçunuzu biliyor ve mahkemenin bitmesini bekliyorsunuz.

yıllar yılı kalkınacağız diye adaletten uzaklaşıp insanlara inançları sebebiyle zulmedenler yönetimde “adalet ve kalkınma” olunca neden şikayetçi oldular bir türlü anlayamıyorum. tek istediğimiz sizin şimdiki özgürlük seviyenize gelebilmek, sizinkini kısıtlamak değil. siz bizden korkmayın Ece Hanım, bizde Allah korkusu var.

saygılarımla

tebdil-i mekanda ferahlık vardır

Wednesday, May 6th, 2009

Kıbrıs’a geldiğimde ilk olarak TSK Erkek Yurdu’nda kalmıştım. daha sonra kısmet oldu tek başıma eve çıktım. o zamandan beri çeşitli maceralar, uykusuz geceler, uykulu günler derken nihayet son bir mola verebildim.

eskiden yurt olarak kullanılan ve Turizm Otelcilik Bölümü’ne verilerek bir nevi özelleştirilen ve şimdi biz birkaç “şanslı” insana kalan Rebecca‘dayım. buranın rahatlığı, ferahlığı, çevresi ve herşeyiyle tam olduğunu “aman nazar değmesin” diyerek belirteyim. işte şimdi gerçekten bir adada olduğumu anlıyorum ve bunca yıldır çektiklerime üzülüyorum.

fotoğraflar için komşum Emre Güner‘e teşekkür ederim.

Kıbrıs gezisi

Sunday, April 26th, 2009

aradan uzun zaman geçti ve bizimkiler nihayet Kıbrıs’ı teftiş etmeye karar verdiler. aslında en başından beri planlar “Oğlum mezuniyetine (bilgisayar mühendisliği) geliriz artık.” olarak belirlenmişti. ama bizimkiler haklı olarak daha fazla beklemek istemediler. iyi de ettiler bence.

yeni taşındığım Rebecca‘da birlikte kaldık, 5 gün boyunca bir ucundan bir ucuna gezdirdim Kıbrıs’ı. elimden geldiğince misafir etmeye çalıştım. fotoğrafları sizinle paylaşayım.

bitirme projesi sunumu

Tuesday, January 27th, 2009

sağ salim bitirme projesini de tamamladık. üzerine daha çok yazacağım ALICE programı üzerinde çalıştık ve sunumunu yaptık.