bilgisayar başında 24 saat geçirdiğimiz oluyor. ama hep bilgisayarımızı düşünüyoruz. şimdiye kadar bu konuda yaptığım tüm yatırımlar hep bilgisayarıma oldu. yeni işlemci, daha çok hafıza, ekranlar vesaire vesaire. uzun zamandır kendime de birşeyler almak istiyordum. işte adımız öğrenci olduğu için bu tür harcamalar nedense hep erteleniyor. üzerimizdeki “büyüyünce daha iyisi alırız” ezikliği hep hakim olacak sanırım. elbette bizi bu günlere bu tutumluluk getirdi ama bazen de doğru kararları verip kişisel harcama yapmak gerekiyor. şimdiye kadar neden almadım diye hala üzülüyorum. gece yatağa girdiğimde belimin ağrıdığı zamanları boşuna yaşamışım.
neyse sonuç olarak uzun zamandır bir “çalışma koltuğu” alma hevesi içindeyim.
en basit olan şey çarşıya çıkıp bir bürosit almak ama ben gerçekten güzel birşey almak istiyordum. tabi konu kişisel alışveriş olunca araştırma yapmak icap ediyor. birkaç aramadan sonra dünyanın HumanScale Freedom Chair (yaklaşık 850.00USD) üzerinde hem tarz yaparak hem de rahatça oturduğunu keşfettim. bir de çok beğenilen Herman Miller Aeron Chair (yaklaşık 580.00USD) var. bu iki koltuk da gerçekten alınası şeyler ama malum Kıbrıs adasında bu tür şeyler sadece internet üzerinden görülebiliyor. mesafe çok uzak.
bu yüzden yakındaki seçenekleri değerlendirmek zorundaydım. aslında seçenekler derken sadece bir yere sordum ve 1000.00TRL civarında rakamlar duyunca bilgisayarıma geri dönmek zorunda kaldım. neyse sonuç olarak IKEA yerdımıma yetişti ve büro koltuğu serisinde en üst sınıf olan KLÄPPE etrafında çember oluşturdum. eh biraz oradan okuyup biraz buradan resimlere bakarak kararımı verdim. salı günü sayın müdürüm Tuncay Alıkan‘ı razı ederek rum tarafına yolladım (bilmeyenler için, IKEA bizim tarafta yok, sınırı geçmek gerekiyor) ve 2 saatlik beklemeden sonra koltuğa kavuştum. akşam eve gelince montajını yaparak kullanmaya başladım. işte yorumlarım ve resimlerim:
öncelikle koltuğun en önemli ve aslında tek özelliği her parçasının kişiye özel modifiye edilmesi. bu yüzden tüm artıları aynı özellik üzerine sıralamak mümkün.
- her koltukta olduğu gibi hidrolik yükseklik ayarı var, böylece ayaklar yere doğru bir şekilde basıyor.
- oturma minderi ileri geri ayarlanabiliyor, böylece her “genişlikteki” kullanıcılar için yeterli destek sağlanıyor.
- sırt minderi yukarı aşağı ayarlanabiliyor, böylece uygun bel ve sırt desteği sağlanıyor.
- kol koyma yerleri yukarı aşağı ayarlanabiliyor, böylece istenilen kol açısı ile omuzlar rahatlıyor.
- arkaya yaslandıkça ya da öne eğildikçe koltuk sizinle beraber hareket ediyor, böylece bir an için arkaya yaslanıp dinlenmek ya da uzaktaki klavyeye ya da nesneye erişirken sırt desteği almak mümkün oluyor.
- koltuk istenilen açıda tek bir hareketle kilitleniyor, böylece gerektiğinde sabit bir oturma pozisyonu elde ediliyor. bu kilit yine tek bir hareketle açılabiliyor.
- üzerindeki yüke göre koltuk yatma açıları ayarlanabiliyor.
- kol koyma yerleri gerektiğinde arkaya doğru açılarak serbest çalışma imkanı veriyor, masaya daha çok yaklaşılabiliyor, koltuk tam olarak masanın içine sokulup odada yer kaplamıyor.
en güzel kısmı da tüm bu ayarları en az eforla yapıyorsunuz, yani birşeyi ayarlamak için koltuktan kalkmak ya da cambazlık yapmak gerekmiyor. henüz yeni olduğu için bir olumsuzluk yaşamadım, ilerde bir sıkıntım olursa paylaşırım. ama çok rahat ettiğim ve eski çalışma tempoma döndüğüm kesin. gerçekten değdi.